Artık yeter! Her konuda güzel manzaralar görmek istiyoruz

Resim
İnsan sırf yazmış olmak için yazar mı? Yazar. Yazar; ama bu yazdıklarını paylaşmanın ne derece doğru olduğunu tartışmak gerekir. Öyle ya, kimsenin zamanını almaya hakkımız yok. Bunu bile bile yazıyorum. İstenirse her yazıdan ders veya ibret alınabilir diye de bir gerekçe uyduruyorum.
Güncel ötesi’ndeki yazılarım aşağı yukarı hep böyle; yani yazmış olmak için…
Klavye başına, hangi konuda ne yazacağımı da bilmeden geçiveriyorum. Önceki yazılarımı okuyan varsa bilir; okumayanlar için tekrar edelim. Bir ülke adını, veya bir kelimeyi Google’ye yazıveriyorum. Çıkanlardan, özellikle fotoğraflardan birini gözüme kestiriyorum ve de oyuna başlıyorum. Bu bir oyalanma; ama dünya da bir oyalanma. Önceki yazılarımda ilginç bilgiler de, tesadüfen dahi olsa sergiledik. Bakalım bugün?
Günümüz gündemini karartan ABD’yi yazmayacağım. Malta Adasını da Man adasını da yazmayacağım. Zaten gündemden kaçıyorum. Onları yazarsam büsbütün çamura saplanırız. Çamur yerine başka bir kelime yazacaktım; ama hak etmeler…

pembe bir gözlük




Yeğenim Süleyman Aydın, sağolsun ziyaretime geldi. Oğlum Fuat da buradaydı. Muhabbet ettik. Hal hatır sormanın ötesinde birçok konuda sohbet ettik.
Süleyman 38 yaşına giriyor. Rahmetli annesi kardeşim Leyla’nın doğumu sanki dün gibiydi. Seneler bazen çok çabuk geçiyor.
Anlaşılan geçmişi hatırlamadan edemeyeceğim. Geçmiş arkaplanım, arka görüntüm gibi.
Güncel ötesi başlığını kullanmam ne derece doğru oluyor bilmem ki? Ama olsun zaman içinde…
Benimkisi de bir nevi oyun. Öyle ya, oyun oynamıyorum. Bu kadar olsun…

Şimdi ne yazayım, ne yazayım? Avustralya yazsam?...

Google görüntülerinde birbirlerinden güzel, birbirlerinden ilginç fotoğraflar varken nedense karınca fotoğrafına tıkladım:

Avustralya'nın Queensland eyaletinde hızla çoğalan kırmızı ateş karıncalarının ülke geneli için tehlike oluşturduğu bildirildi.
Avustralya'daki ABC televizyonu tarafından yayımlanan, Ulusal Kırmızı Ateş Karıncalarını Yok Etme Programının raporuna göre, 2001'de Güney Amerika'dan gelen gemilerle ülkeye giren kırmızı ateş karıncaları, ülke için vahşi tavşanlar, dev kara kurbağaları ve tilkilerden daha fazla tehlike arz ediyor.[i]

Doğrusu karınca gibi çalışmak konusu aklıma geliyordu, karınca kolonileri, organizasyonları vb. birçok şeyi düşünerek sözde öğüt vermek istiyordum. Ama kırmızı karıncalarla karşılaşınca bu kez de emperyalistlerin beslediği, koloni halinde  yaşattığı ve yönlendirdiği terörist gruplar aklıma geldi.

Ülke genelinde tehlike olan teröristlerden kurtulmak için akıllı, uygulanabilir önlemler almanın zamanı geçmedi; ama geçmek üzeredir…

Ya, iş mi bu? Yeğenim gelmiş. Onunla muhabbetimizi yazacak, fotoğrafımızı paylaşacak yerde kırmızı karınca tehlikesinden söz ediyorum.

Kırmızı karıncaların üremesine, koloni haine gelmesine, yayılmasına sebep olanları kınıyorum.

Benim şansıma da ne demeli? Doğru dürüst bir resim bulamıyorum. Yoksa yaygın olan “İnsanlar görmek istediğini görür, duymak istediğini duyar ve hissetmek istediğini hisseder.”sözü doğru mu?

Demek ki iyiyi, güzeli, doğruyu görmek için daha kırk fırın ekmek yemem gerekir. Bu kadar ekmeği tüketmek için vakit var mı? Allah bilir. Onun için profesyonel yardım almam gerek herhalde. En azından pembe bir gözlük alabilsem?

Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy- İstanbul, 09. 04. 2017



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kelimeler

En yaşlı zeytin ağacı Hz. İsa ile yaşıt olabilir