Artık yeter! Her konuda güzel manzaralar görmek istiyoruz

Resim
İnsan sırf yazmış olmak için yazar mı? Yazar. Yazar; ama bu yazdıklarını paylaşmanın ne derece doğru olduğunu tartışmak gerekir. Öyle ya, kimsenin zamanını almaya hakkımız yok. Bunu bile bile yazıyorum. İstenirse her yazıdan ders veya ibret alınabilir diye de bir gerekçe uyduruyorum.
Güncel ötesi’ndeki yazılarım aşağı yukarı hep böyle; yani yazmış olmak için…
Klavye başına, hangi konuda ne yazacağımı da bilmeden geçiveriyorum. Önceki yazılarımı okuyan varsa bilir; okumayanlar için tekrar edelim. Bir ülke adını, veya bir kelimeyi Google’ye yazıveriyorum. Çıkanlardan, özellikle fotoğraflardan birini gözüme kestiriyorum ve de oyuna başlıyorum. Bu bir oyalanma; ama dünya da bir oyalanma. Önceki yazılarımda ilginç bilgiler de, tesadüfen dahi olsa sergiledik. Bakalım bugün?
Günümüz gündemini karartan ABD’yi yazmayacağım. Malta Adasını da Man adasını da yazmayacağım. Zaten gündemden kaçıyorum. Onları yazarsam büsbütün çamura saplanırız. Çamur yerine başka bir kelime yazacaktım; ama hak etmeler…

...güzel, renkli mozaik...




Küçük oğlum Ahmet, dün ziyaretime geldi. Bu ziyaretten memnun kaldım. Rahatsızlığım nispeten düzeldi gibi.

Oğlumla çeşitli mevzularda sohbet ettik. Bu arada “güncel ötesi” başlıklı bloğumda yazdıklarıma baktı. Kendisinin de aşağı yukarı aynı taktiği kullandığını yazdı. Açık deyişle ne yazacağını kararlaştırmadan klavyenin başına geçiyor ve kelimelerin sürüklediği yerlere gidiyor. Psikolojik denemeler ustası oğlum gibi yazabilsem keşke. Ben ise rast gele tıkladığım fotoğrafın peşinden gitmeye çalışıyorum; ama takatim yetmiyor.

Oğlum yazdığım üç yazıyı da okudu. Bunları paylaşmaya değer buldu. Niçin paylaşmadığımı merak etti. Doğrusu ben de merak ediyorum. Böyle gelişi güzel yazan biri olarak görünmek istemeyişim nerden kaynaklanıyor acaba?

Oğlum, yazılarımdan bir paragrafın üzerinde durdu: “Kendimden kaçamıyorum. Yurdumun sorunlarını görmezden gelemiyorum. Bir katkım da olamayınca boşuna ezilip duruyorum. Rahatsızlığım da cabası.” Rahat olmamı tavsiye etti. Ben de, rahat olmak sanki bize haram gibi ona bir rahmetli arkadaşımın sözünü hatırlattım. İlköğretmen okulundan arkadaşım rahmetli Mehmet Karaduman “Sabahattin biz b.ku yedik.” derdi ve eklerdi “Öğretmenlerimiz bizi yurt ve ulus sorunlarıyla öyle hemhal olarak yetiştirdiler ki bizim artık kozamızdan çıkmamız olası değil…”

Bugün ikindiden sonra oğlum gitti. Giderken de her gün aynı biçimde yazmamı tavsiye etti.
 
Bugünkü yazım biraz farklı galiba. Öyle ya buraya kadar yazdıklarım güncel oluyor. Bakalım bundan sonrası güncel ötesi olabilecek mi?

*
Googlede Güney Amerika’yı aradım. Bir resme tıkladım. Ulaşamadım.   … Hâkimliği kararıyla kapatılmış. Benzer bir resme tıkladım:

Kişiye özel eğlenceli Brezilya turları, Kişiye özel gizemli Peru turları, Kişiye özel … Güzel bir turizm reklamı kişiye özel sözü etkileyici. Ayrıca “Siz sadece hayal edin.”başlığı altında birçok tur reklamı. Tabii masraf bize göre çok fazla.

Güney Amerika Turları birbirinden farklı Kültür & medeniyetleri keşfetmek için gerçekleştirilmektedir. Bu turlar sayesinde Kaliteli, Ekonomik Kültürel turlar gerçekleştirilmektedir.(1)

        Biz çevremizde bile turlayamıyoruz kaldı ki…
Bulunduğum çevrede Sivas, ordu, Erzincan, Çankırı, Çorum, Kars, Ardahan, Erzurum, Kastamonu, Maraş, Trabzon, Rize, Adana, Bayburt vb. illerden göç etmiş aileler var. Son zamanlarda Suriye’den gelenler de var. Yani birbirinden farklı kültür ve medeniyetleri keşfetmek için Güney Amerika’dan önce çevremizde turlamak gerekir.

Aslında, gezmek çok iyi. Eşim rahmetli olduğunda dayım bana: Gez Sabahattin.” diyordu. Tebdili mekânda ferahlık var.

Ferahlığın ötesinde güzel, renkli mozaik ortaya koyabilir miyim diye düşünmüyor değilim.


Sabahattin Gencal, Hamidiye- Çekmeköy- İstanbul, 08. 04. 2017
______________ 
1.http://www.deepnature.com/guney-amerika-turlari

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kelimeler

En yaşlı zeytin ağacı Hz. İsa ile yaşıt olabilir