Kayıtlar

Nisan, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Artık yeter! Her konuda güzel manzaralar görmek istiyoruz

Resim
İnsan sırf yazmış olmak için yazar mı? Yazar. Yazar; ama bu yazdıklarını paylaşmanın ne derece doğru olduğunu tartışmak gerekir. Öyle ya, kimsenin zamanını almaya hakkımız yok. Bunu bile bile yazıyorum. İstenirse her yazıdan ders veya ibret alınabilir diye de bir gerekçe uyduruyorum.
Güncel ötesi’ndeki yazılarım aşağı yukarı hep böyle; yani yazmış olmak için…
Klavye başına, hangi konuda ne yazacağımı da bilmeden geçiveriyorum. Önceki yazılarımı okuyan varsa bilir; okumayanlar için tekrar edelim. Bir ülke adını, veya bir kelimeyi Google’ye yazıveriyorum. Çıkanlardan, özellikle fotoğraflardan birini gözüme kestiriyorum ve de oyuna başlıyorum. Bu bir oyalanma; ama dünya da bir oyalanma. Önceki yazılarımda ilginç bilgiler de, tesadüfen dahi olsa sergiledik. Bakalım bugün?
Günümüz gündemini karartan ABD’yi yazmayacağım. Malta Adasını da Man adasını da yazmayacağım. Zaten gündemden kaçıyorum. Onları yazarsam büsbütün çamura saplanırız. Çamur yerine başka bir kelime yazacaktım; ama hak etmeler…

Av. Nihat Gencal'a açık mektup

Resim
Avukat Nihat Gencal ağabeyimizin   HEEY adlı bloğumuzda yayınlanan “ …Gereği arz ve rica olunur.” başlıklı yazımıza yazdığı yorum üzerine kendisine  bu açık mektubu yazmayı bir vazife kabul ettim.   Ne de olsa mektuplara alışmış eski kuşaklardanız… Sabahattin Gencal (Emekli Öğretmen)

Merhaba Değerli Nihat Ağabey,
Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Yorumunuzda “ … İltifat olsun diye söylemiyorum” derken iltifatların en güzelini yapmış oluyorsunuz. Sağolun. Ben bunu bir teşvik olarak algılıyorum. Böyle nazik biçimde bizi teşvik eden kültürlü bir ağabeyimizle ben de gurur duyuyorum.
İçinde bulunduğumuz durumu bir sosyolog gibi tespit etmiş bulunuyorsunuz.
Evet, hepimiz geçim derdine düştük:
1966 yılında rahmetli Prof. Dr. Osman Nuri Koçtürk’ün Samsun Öğretmenler Derneği’ndeki bir sohbetine katılmıştım. Koçtürk, parmaklarını  oturduğu masanın  kenarından yürüterek “Emperyalistler bizleri böyle uçurumun kenarından yürütürler. Uçurumu görürsünüz 15 gün maaş alamazsam düşeceğinizi düşünür ve itaat ede…

Sevencan'a açık mektup

Resim
Sevencan Kazım Memiç'in  HEEY adlı blogdaki yazımıza yaptığı yorum üzerine,  içimden gelerek kendisine bu açık mektubu yazıyorum.  Açık mektuplar biraz yavan olur.  Ama yavan olsa da mektup mektuptur. Sabahattin Gencal

Değerli Sevencan,
Hatırlar mısın çook eskiden, klâsik mektuplaşmanın kesilmediği zamanlarda mektuplar yazardım size. Hem yazma isteğimi bastırmak, hem de senin gibi şair ve düşünürün fikrini almak için. Tabii, biraz da boşalmak ve ferahlamak için.
Yazmak ferahlatır; ama içindekileri tamamen boşaltabilirsen yeni umutlara, ilhamlara, esinlere ne derseniz deyin geleceğe dair duygu ve düşüncelere yer açılır. Hiç belli olmaz, belki de yenilenir insan.
Şimdi de yazarken yenilendiğimi hissediyorum.
Yenilendiğimi yerine gençleştiğimi demek isterdim. İki yıl önce yaşlandığımı hissettim. Blog dünyasında, gençler arasında olduğu gibi görünmek babında “Yaşlı Adam” Blogunu açtım:
Yaşlı Adam” blogunu 72. Takvim yaşıma girdiğim 28. Eylül’de hayırlı, uğurlu olması dileğiyle açıyorum. (1943’…

En yaşlı zeytin ağacı Hz. İsa ile yaşıt olabilir

Resim
600 yıllık 700 yıllık ağaçlar bile meyve verirken bizim meyve veremememiz üzücü. Daha üzücü olanı artık meyve veremeyiz diye zaman zaman umutsuzluğa düşmemizdir. Biz fikir üretmek yerine başkalarından fikir almayı tercih eder olduk. Çünkü eğitim sistemimizde yaratıcılık yok. Onun için genç kuşakları fazla kınamıyorum; ama kendimi kınıyorum. Çünkü ben 1962’de Erzurum Yavuzselim İlköğretmen Okulundan mezun oldum.          Eski ismi Pulur İlköğretmen Okulu olan okulumuz köy enstitüsü olarak kurulmuştu.  Köy Enstitüleri, ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere planlanan tamamen Türkiye’ye özgü olan bir eğitim projesiydi. (17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa yürürlüğe girmiş, neredeyse tüm Anadolu’nun okulsuz ve öğretmensiz olduğu gerçeği göz önüne alınarak planlanmıştı.(https://indigodergisi.com/2013/10/koy-enstituleri-projesi-sonlandirilmasaydi/) 1954’de ilköğretmen okuluna çevrildi. Biz de birkaç yıl sonra yatılı olarak bu okula kaydolduk. Enstitünün güzel özelliklerinden biz de payımız…

“Balığın aklı ağa girince gelirmiş”

Resim
İngiliz ve dünya tarihine damga vuran isimlerden Winsiton Churchill’e atfedilen bir söz vardır: Mealen aktarıyorum: “Ne söylerseniz söyleyin, ne yazarsanız yazın; ama sonunu İngilizlerin hava sanayisinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek bitirin.” Başkalarına öğüt vermek haddim değil; ancak kendi kendime diyorum ki “Ne yazarsan yaz; ama sonunu TBMM’nin fonksiyonunun ve saygınlığının artırılması gerektiğini belirterek bitir.” Ne yazarsan yaz derken de şu geçiyor aklımdan: Bazı zamanlar ne yazacağımı bilmeden oturuyorum bilgisayarın başına. Google’dan bir kelimenin veya kavramın ardından gelen fotoğrafın peşinden gidiyorum. Çok zaman da o fotoğraflar zaten içimde oluyor. Bana göre bir oyun bu. Oyunu da, oyalanmayı da kendime yakıştıramazsam da bir müddet böyle devam etmek istiyorum; çünkü Türkiye’nin kaderini belirleyecek 16 Nisan 2017 Halkoylamasının arifesinde halkımız inanılmaz derecede kandırılıyor. Haftalardır T.C. Anayasa’sının değiştirilmesi düşünülen 18 maddesi dışında anlatı…

Açık Mektup

Resim
Merhaba Değerli İlhan Bey Hocam,
Bir söz, bir sözcük, bir davranış, bir hareket vb. bile insanı, dolayısıyla da tüm evreni değiştirebilir derler ki doğrudur kanımca. Bu kanım sizin  Gücelden Kaçam  başlıklı yazıma yaptığınız yorumdan sonra daha da kuvvetlendi. Yorumunuz için bir kere daha teşekkür ederim; çünkü muhasebe yapmama vesile oldunuz. Sizlere açık mektup yazdığım için yazdıklarınızı da bildiklerinizi de tekrarlamış oluyorum. Derler ya “Kızım sana diyorum gelinim sen işit.” Bu misal, ben İlhan Bey Hocam’a diyorum okuyucularım da anlayıversin…
Klâsik mektup yazma devri de geçti değil mi? Varsın geçmiş olsun, ben içimden geldiği gibi yazmaya çalışacağım:
Adı geçen  yazıma   “Bu yazım oyalanmak ve zaman geçirmek için yazılmıştır. Onun için zamanla sorunu olanlar okumaya devam etmesinler…” sözleriyle başladım.  Benim oyalanmam tiksinme derecesinde sıkıntı duyduğum güncel konulardan, sağlığım gereği  sıyrılıp  hoşça vakit geçirmek, bu arada yeni bilgiler edinmek içindi. Yani bir an öyl…