70'inde doğuran, ortalama 120 yıl yaşayan, kanser bilmeyen Hunza Türkleri...

Resim
70'inde doğuran ortalama 120 yıl yaşayan kanser bilmeyen Türkler Bu Türkler kansere yakalanmıyor 120 yıl yaşıyor sırrı ise…
Yukarıdaki satırlar dikkatinizi çekti mi?          Desenize, böyle bir giriş kimin dikkatini çekmez?
         Yukarıdaki satırlar benim yazdığımı düşünmüyorsunuz değil mi?
         Peş peşe soru cümlelerini sıralayıp sizi sabırsızlaştırdık mı?
         Merak etmeyin. Sabrın sonu selâmet derler ya… Şimdi yukarıdaki ilginç satırların devamı olan metinden alıntılar var sırada. Sırf sizlerin hatırı için yapıyorum bunu; yoksa önce gezimi anlatacaktım.
         Arada bir, geziye- tabii hayali geziye- çıktığımı biliyorsunuz. Bu günde gezdim… Aman aman gezin sende kalsın diyenler için kısa kesiyorum: Gezdim, gördüm, yazıyorum… Yanlış anlaşılmasın gezi izlenimlerimi ve gözlemleri değil; sadece ve sadece alıntıları:


Hunza Türkleri Hun Türklerinden geliyor. Pakistan ve Hindistan sınırında yaşayan bu insanların çok ilginç bir özelliği var.. Kadınlar 65-70 yaş arasında anne olabi…

Keşfedilmeyi bekleyen bir batık






Bugün hafif gribal bir keyifsizlik yaşadığım için dışarı çıkamadım. Sanal dünyada olsun uzaklara gideyim istedim. “Çin Körfezi” yazdım Google ’ye ve görsellerden gözüme kestirdiğime tıkladım.
Yine uzak diyarlara gidemedim. Ama uzak tarihe, zamanın derinliklerine gidiverdim:

Hisarönü Körfezi'nde 4 Bin Yıllık Batık Keşfedildi
DOKUZ Eylül Üniversitesi (DEÜ) tarafından Sualtı Kültür Mirası Araştırmaları Projesi kapsamında Muğla’nın Marmaris İlçesi Hisarönü Körfezi’nde yapılan araştırmalarda, yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait bir Tunç Çağı Batığı keşfedildi. Batığın, ülkemizdeki en eski batık olarak bilinen Antalya’nın Kaş İlçesi’ndeki Uluburun Batığı’ının bu unvanını elinden aldığı bildirildi. Kıyıdan yaklaşık 50 metre açıkta ve 25- 30 metre derinlikteki batığa ait kalıntılar arasında çok ender görülen amphora formunun yanı sıra, gaga ağızlı testiler ve değişik formlarda seramik kaplara da rastlandığı belirtildi.(16 Eylül 2014) [i]

Kendi kendimi anlayamıyorum. Niye Çin Körfezi yazmışım? Yazdım diyelim bunca fotoğraf arasında niye sualtı fotoğrafını seçmişim. Ben bırakın dalmayı yüzmeyi bile bilmem. Küçükken Trabzon’daki köyümüzün mesiresindeki derede boğulma tehlikesi geçirdikten sonra yüzmeyi öğrenemedim.
Bakın, bir vesile bulup yine çocukluğuma gittim.
Şimdi de belki de hiç alakası olmayan bir benzetme yapayım:
Ben de bir batık sayılırım: Keşfedilmeyi bekleyen bir batık. 
Bastıramadığım, bastırmaya bile değer bulmadığım yazılarımı gün yüzüne çıkarsak nasıl olur?
“Yüzümü geçmişe dönmeyeceğim”diyorum; ama geçmişten kurtulamıyorum.
Yarınlarda kurtulmak umuduyla…

Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy-İstanbul, 06. 04. 2017 

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kelimeler

En yaşlı zeytin ağacı Hz. İsa ile yaşıt olabilir